Tanım: Büyük veya tekil bir sistemi, daha küçük ve bağımsız bölümlere/parçalara ayırarak bakım, montaj, taşıma ve özelleştirmede esneklik elde etmeyi amaçlar. Böylece hem arıza durumlarında hızlı müdahale sağlanır hem de sistemin ölçeklendirilmesi veya güncellenmesi kolaylaşır.
Tanım: İstenmeyen veya zararlı kısımları sistemden tamamen çıkarmak ya da dışarı taşımak, bu sayede ana sistemin işleyişini olumsuz etkilerden korumaktır. Bu prensip, gürültü, ısı, kirlilik veya tehlikeli bir özelliği izole etme uygulamalarını içerir.
Tanım: Sistemi her yerde homojen tutmak yerine, farklı bölgelerine farklı malzeme, özellik veya koşullar atamak. Böylece sadece gereken noktalarda yüksek performans malzemeleri veya farklı işlemler kullanarak verimlilik, maliyet ve dayanıklılık optimizasyonu sağlanır.
Tanım: Simetrik tasarım yerine, asimetrik form veya dağılım kullanarak verimlilik, ergonomi veya hatasız kullanım alanlarında avantaj elde etmektir. Parçaların sadece bir yönde uyacak biçimde tasarlanması veya akışın iyileşmesi için eğimli yüzeyler, bu prensibe örnektir.
Tanım: Benzer veya paralel işlevli parçaları/işlemleri fiziksel veya zamansal olarak bir araya getirerek verim, tasarruf veya basitlik elde etmek. Farklı operasyonları tek seferde yapmak veya benzer parçaları yakın konumlandırmak, bu prensibin örneklerindendir.
Tanım: Bir nesne veya parçayı birden çok işlev görecek şekilde tasarlayarak, diğer parçalara duyulan ihtiyacı en aza indirir. Çok amaçlı tasarımlar, kullanım rahatlığı ve maliyet avantajı sağlayabilir.
Tanım: Bir nesneyi başka bir nesnenin içine koymak veya bir dizi nesneyi matruşka gibi iç içe konumlandırmak. Bu, depolama, taşıma veya çok kademeli işlemler için alan ve kaynak tasarrufu sağlar.
Tanım: Nesnenin veya sistemin ağırlığını kaldırma, yüzerlik veya karşı ağırlık gibi yöntemlerle dengeleyerek yükü hafifletmeyi, stabiliteyi artırmayı hedefler. Böylece daha az enerji harcanır veya devrilme riski düşer.
Tanım: İleride ortaya çıkacak zararlı etki veya istenmeyen sonuç için henüz o olay gerçekleşmeden bir önlem almak. Bu sayede, sorunun etkin olduğu anda sistem zaten koruyucu eylemi devreye almıştır.
Tanım: Sistemin veya işlemin gerektirdiği hazırlıkları asıl operasyon başlamadan önce yapmak. Bu sayede gereksiz bekleme veya kalite sorunlarını minimuma indirir, süreç akışını hızlandırır.
Tanım: Beklenmedik arıza, düşük güvenilirlik veya ani problemler ortaya çıkmadan önce, sisteme koruyucu veya yedek mekanizmalar eklemeyi amaçlar. Bu sayede arıza ya da aksilik yaşandığında devreye girecek önlemler, kesintiyi veya zararı minimumda tutar.
Tanım: Yerçekimi veya diğer potansiyel farklardan doğan gereksiz enerji harcamasını ortadan kaldıracak şekilde sistemi aynı kotta veya potansiyelde tasarlamaktır. Bu sayede taşıma/kaldırma çabası azalır, üretim veya iş süreçleri basitleşir.
Tanım: İşlemi, rolleri veya hareket yönünü tersine çevirerek yeni bir bakış açısı ve avantajlı çözüm bulmaktır. Bu kimi zaman sabiti hareketli yapmak, hareketliyi sabit kılmak ya da ısıl işlemi soğutma yerine ısıtma şeklinde tersine uygulamak olabilir.
Tanım: Keskin köşeler veya düz yüzeyler yerine kavisli, bombeli, küresel veya spiral formlar kullanarak dayanım, akışkanlık, aerodinamik/hidrodinamik verim veya estetik iyileşmeler hedeflemektir. Döner hareket ve merkezkaç kuvveti de bu ilkeye dahildir.
Tanım: Sabit veya katı tasarımları, eklemli, ayarlanabilir, hareket edebilir bileşenlere dönüştürerek farklı çalışma koşullarına uyarlanabilmeyi sağlar. Bu prensipte, parçalar birbiriyle ilişki içinde hareket edebilir veya sistem koşullara göre otomatik şekil değiştirebilir.
Tanım: Bir işlemi tam ölçüsünde uygulamak yerine, “biraz daha az” veya “biraz daha fazla” yaparak, beklenmedik derecede avantajlı sonuçlar elde etmeyi kapsar. Çoğu zaman daha az malzeme, daha az zaman veya daha fazla uygulama beklenenden daha iyi sonuç verebilir.
Tanım: Hareketi veya düzeni, tek boyuttan çok boyuta taşımak; ya da mevcut düzene “dikey”, “çok katlı” veya “farklı açı” boyutu ekleyerek alan kullanımı, kapasite artışı veya yeni tasarım imkânları yaratmaktır.
Tanım: Titreşim veya salınım ekleyerek (düşük-yüksek frekans, ultrasonik vb.) temizlik, ayrıştırma, kesme, sıkıştırma, karıştırma gibi işlemlerde verimlilik sağlanır. Rezonans veya periyodik darbeler de bu prensibin önemli parçasıdır.
Tanım: Sürekli eylem yerine, darbeli, periyodik veya aralıklı işlem uygulayarak kontrolü, verimi veya dikkat çekiciliği artırmak. Bu sayede işlem arasındaki duraklamalarda diğer faaliyetler yapılabilir, enerji ve zaman tasarrufu da elde edilebilir.
Tanım: Sistemde gerçek fayda yaratan işlemi kesintisiz yürütmek, boşa geçen veya bekleme adımlarını ortadan kaldırmaktır. Böylece üretim verimliliği artar, bekleme süreleri ve kayıplar azalır.
Tanım: Zararlı ya da tehlikeli aşamayı, süreç veya işlemi mümkün olduğunca yüksek hızda yaparak olumsuz etkiden kaçınmayı amaçlar. Böylece malzeme veya sistem, zararlı etkiyle daha az süre maruz kalır ve hasar veya istenmeyen sonuçlar en aza iner.
Tanım: Zararlı faktörü faydaya çevirmek veya bir başka zararlı etkiden yararlanarak mevcut zararlı durumu yok etmek prensibidir. Kimi zaman iki olumsuz etkiyi bir araya getirerek birbirlerini nötralize etmek, kimi zaman da atık veya istenmeyen enerjiyi yararlı bir kaynağa dönüştürmek şeklinde uygulanır.
Tanım: Sistem çıktısını veya ara parametrelerini ölçüp, elde edilen veriyi tekrar sisteme girdi olarak vererek otomatik veya yarı otomatik biçimde kontrol sağlamayı içerir. Geri besleme, hataları erken tespit etmeye ve sürekli iyileştirmeye olanak tanır.
Tanım: İki parça ya da sistemin doğrudan etkileşmek yerine, aralarına bir aracı nesne veya süreç ekleyerek işleri kolaylaştırmak, korumak veya verimi artırmaktır. Böylece doğrudan temasın getirebileceği sorunlar bertaraf edilir.
Tanım: Bir sistemin, başka bir dış müdahaleye gerek duymadan kendi bakımını veya ek fonksiyonlarını kendisinin yerine getirmesidir. Bu prensiple sistem, otomatik olarak sorunları önler veya atıkları değerlendirir.
Tanım: Ulaşılması zor, pahalı, tehlikeli veya büyük bir nesneyi/sistemi doğrudan kullanmak yerine, onun basit, ucuz veya risksiz kopyalarını (model, maket, simülasyon) kullanmaktır. Bu, prototipleme ve eğitim gibi süreçlerde özellikle etkilidir.
Tanım: Bazı sistem parçalarını veya ürünleri pahalı ve dayanıklı tasarlamak yerine, tek kullanımlık veya ucuz yedeklerle hızlı çözüm sağlamaktır. Bu bazen hijyen, hız, pratiklik veya maliyet avantajı getirir.
Tanım: Klasik mekanik düzenekleri, elektrik, manyetik, optik, akustik veya başka alan temelli çözümlerle ikame etmektir. Böylece sürtünme ve aşınma gibi mekanik problemlerden kaçınılabilir veya gelişmiş hassasiyet elde edilebilir.
Tanım: Katı mekanik aktarımlar yerine gaz (hava) veya sıvı (yağ/su) basıncını kullanarak güç, hareket ya da destek sağlamaktır. Pnömatik ve hidrolik sistemler, esneklik, yüksek kuvvet çarpanı ve kontrol kolaylığı sunabilir.
Tanım: Kalın ve sert gövdeler yerine, esnek kabuklar veya ince film (zar) kullanarak hem hafiflik hem de yalıtım ve koruma gibi avantajlar elde ederiz. Bu yaklaşım katlanabilir, şişirilebilir ya da sarılabilir çözümlere kapı açar.
Tanım: Bir malzeme veya nesneyi, içinde gözenekler (delikler, boşluklar) oluşturacak şekilde tasarlamak ya da gözenekli kaplamalar eklemek. Bu sayede hafiflik, filtreleme, ısı/ses yalıtımı gibi avantajlar elde edilebilir.
Tanım: Nesnenin veya dış ortamın rengini, saydamlığını veya ışık soğurma-yansıtma özelliklerini değiştirmek. Böylece dikkat çekmek, ısı yönetimi yapmak ya da işlevsel göstergeler oluşturmak mümkündür.
Tanım: Birbiriyle etkileşime giren veya sürekli temas eden parçaların aynı ya da benzer malzemeden yapılması, kimyasal ve fiziksel uyuşmazlıkları en aza indirir. Korozyon, galvanik akım, farklı ısıl genleşmeler gibi sorunlar böylece azaltılabilir.
Tanım: Görevini tamamlayan ya da devre dışı kalmış parçaları sistemden atmak veya onları yenileyerek tekrar kullanmak. Bu prensip, işlevi biten bileşeni yok etmek, çözmek, buharlaştırmak veya geri dönüştürmek gibi yaklaşımları kapsar.
Tanım: Nesnenin veya sistemin fiziksel hâl, yoğunluk, esneklik, sıcaklık, sertlik vb. özelliklerini değiştirmek suretiyle yeni avantajlar sağlamak. Bu prensip, “Maddenin halinden tutun da yoğunluğuna, esnekliğine veya sıcaklığına kadar parametre oynamalarını” içerir.
Tanım: Maddenin katı, sıvı, gaz hâlleri arasındaki geçişi (ve bu süreçte oluşan ısı değişimi, genleşme vb.) kullanarak problem çözmeyi ifade eder. Donma, buharlaşma, süblimleşme gibi olaylardan yararlanılabilir.
Tanım: Malzemelerin ısıtıldığında genleşmesi veya soğutulduğunda büzülmesi özelliklerini avantajlı şekilde kullanmak. Bu sayede sıkı geçme, ayar mekanizmaları veya ısıl aktüatörler elde edilebilir.
Tanım: Ortam havasını oksijenle zenginleştirmek, saf oksijen veya ozon gibi güçlü oksitleyici gazlar kullanmak. Böylece yanma veya kimyasal reaksiyonlar hızlanır, enerji verimliliği artabilir, dezenfeksiyon sağlanabilir.
Tanım: Reaktif ortamlarda oluşabilecek istenmeyen kimyasal reaksiyon veya oksitlenmeyi önlemek için, argon, azot veya başka inert gaz ortamı kullanmak. Bu prensipte nesne, normal havadan izole edilerek korunur.
Tanım: Farklı malzemelerin en iyi özelliklerini birleştirmek için çok bileşenli (fiber takviyeli, katmanlı, parçacıklı) yapılar oluşturmaktır. Kompozit, tek malzemenin sunamayacağı hafiflik, dayanım, esneklik gibi avantajlar sunar.